Sağlık

‘Yüksek ısıda, uzun pişirilen et diyabet riskini artırıyor’

Prof. Dr. Altuntaş, “Bir klinik araştırmada yüksek ısıda uzun süreli kavurma veya alevli ateşte ya da mangalda uzun süreli eti pişirmenin ‘tip 2’ şeker hastalığı riskini artırdığı gösterilmiş, haşlama ette böyle bir risk artışı görülmemiştir.” dedi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şisli Hamidiye Etfal Sıhhat Uygulama ve Araştırma Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Yüksel Altuntaş, etin yüksek ısıda uzun süreli pişirilmesinin sıhhat açısından zararlı olduğunu belirterek, “Bir klinik araştırmada yüksek ısıda uzun süreli kavurma veya alevli ateşte ya da mangalda uzun süreli pişirmenin ‘tip 2’ şeker hastalığı riskini artırdığı gösterilmiş, buna rağmen tencere yemeği şeklinde pişirme veya haşlama ette böyle bir risk artışı görülmemiştir.” dedi.

Altuntaş yaptığı açıklamada, Türkiye’de al etin, üretim ve tüketim aşamalarının başlı başına bir kamu sağlığı konusu olduğunu söyledi.

Her sene kurban bayramında milyonlarca ufak veya büyükbaş hayvanın kesildiğini, bunun da belirli bir sürede yoğun bir et tüketimini ve sıhhat açısından getirebileceği sorunları da akla getirdiğini aktaran Altuntaş, bu nedenle etin kesim sonrası saklanması, işlenmesi, pişirilmesi ve tüketilmesi gibi hususların sıhhat kurallarına müsait olarak yapılması gerektiğini anlatım etti.

Prof. Dr. Yüksel Altuntaş, kesimden sonra kurban etinin derhal buzdolabına konulmaması gerektiğini vurgulayarak, şu bilgileri verdi:

“Hava sıcak değilse serin bir yerde mümkünse 3-6 saat kadar bekletildikten sonra buzdolabına alınmalıdır. Bu vaziyet etin pişirilmesini ve sindirilmesini kolaylaştırır ve de ete lezzet verir. Et tüketiminin sağlığa olan etkileri sadece etin kendisiyle ilgili değildir. Al et tüketiminden müstakil olarak, pişirme metotları da sıhhat açısından çok mühim hale gelmiştir. Etin yüksek ısıda uzun süreli pişirilmesi sıhhat açısından zararlıdır. Nitekim bu sene yapılan bir klinik araştırmada, yüksek ısıda uzun süreli kavurma veya alevli ateşte ya da mangalda uzun süreli pişirmenin ‘tip 2’ şeker hastalığı riskini artırdığı gösterilmiş, buna rağmen tencere yemeği şeklinde pişirme veya haşlama ette böyle bir risk artışı görülmemiştir. Yine yüksek ısıya veya ateşe doğrudan maruziyetle uzun süreli pişirmeyle etin içerisinde kanserojen madde dönüşümü olmakta, ayrıca gıda ve mineral kaybı artmaktadır.”

“Bir öğünde 150-200 gramdan çok et tüketilmemeli”

Sağlıklı bir et yemeği için orta ısıda ve süredeki pişirme teknikleri dışında diğer faktörleri de sıralamak gerektiğine işaret eden Altuntaş, “Etin domates, yeşil veya al biberle kavrulması, hatta salça eklenmesi hem sindirimi kolaylaştırır hem de etin toksik etkilerini azaltabilir. Yine sebzelerle haşlanması da sıhhat açısından daha uygundur. Ayrıca bir öğünde 150-200 gramdan çok et tüketmemek gerekir.” diye konuştu.

Yüksel Altuntaş, al etin bol kekik ve al pul biberle tüketilmesinin, hatta probiyotik ve prebiyotik özelliği olan sirke ve zeytinyağlı piyazlı salatayla beraber alınmasının sindirimi kolaylaştırdığını ve sıhhat açısından etin vereceği zararları azaltabildiğini anlatarak, şöyle devam etti:

“Son yıllarda yapılan klinik araştırmalarda al etin çok tüketilmesiyle kalın bağırsak ve pankreas kanseri arasında yakın münasebet gösterilmiştir. Bol Al et tüketiminin kan kolesterol düzeyini ve de yürek damar hastalık riskini artırdığı bilinmektedir. Fakat al et sadece kolesterol demek değildir. Ayrıca al etin bağırsakta bazı hususi bakteriler tarafından fermentasyonu neticesinde trimetilamin oksid adı verilen ve ateroskleroza yol açan bazı bileşiklerin oluştuğu gösterilmiştir. Bu nedenle al et tüketimi sınırlı miktarda ve yağsız olmalıdır. Bu anlamda yürek damar hastalığı olan veya bu riski taşıyan bireylerin dikkatli olmaları gerekir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.