Haber

Merkel nasıl oluyor da hala Erdoğan’la görüşebiliyor?

Habertürk gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşmesini bugünkü yazısına taşıdı.

ALMANYA Başbakanı Angela Merkel, iki ülke arasında gerilimlere karşın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile G20’de görüştü üstelik görüşmekle kalmayıp sanki ortada hiç mesele yokmuş gibi fotoğraflar verdi. 

Merkel’in bu hali Almanya basınında misli tepkilere sebep olurken, gündeme Merkel sebep hala Erdoğan’la görüşüyor sorularını getirdi. Habertürk gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca da bu soruya bugünkü köşesinden detaylı bir cevap verdi. Karaca’nın Almanya’da yayınlanan bir analizden yola çıkarak yazdığı sonuç şu:

“Alman basınında sıkça iddia edildiği gibi mülteci antlaşmasından ötürü Merkel’in Erdoğan’a bağımlı hale gelmesi.”

İşte Nihal Bengisu Karaca’nın yazısından bölümler:

“ALMANYA-Türkiye ilişkileri malum.

İki ülkenin basını da kendi liderlerini yek diğerine misli yapmaya çağrı eden yazılarla dolup taşıyor. Ama aynı zamanda Erdoğan ile Merkel sürekli görüşüyor. G-20 Liderler Zirvesi esnasında tekrar görüştüler.

30 Haziran’da yayınlanan bir analizinde. “Erdoğan, Almanya’yı elinde tuttuğunu düşünüyordu. Ancak o ayrım etmeden Almanya elinden kaydı gitti…” ifadesini kullanan ve “Türkiye uzmanı” diye takdim edilen Michael Thumann, 7 Temmuz 2017’de Die Zeit-Internet’te yayınlanan makalesinde bu soruyu ortaya atmış: 

“Merkel, nasıl oluyor da hâlâ Erdoğan ile görüşebiliyor?”

Sebep, Alman basınında sıkça iddia edildiği gibi mülteci antlaşmasından dolayı Merkel’in Erdoğan’a bağımlı hale gelmesi mi?

Yazara göre değil. Mülteci anlaşmasının Almanya’yı Türkiye’ye bağımlı hale getirmesi gibi bir vaziyet yok, Erdoğan mültecileri vakit vakit baskı unsuru olarak kullanıyor, ama söylediği şekilde mültecileri otobüslerle sınıra göndermiyor; çünkü anlaşmanın çalıştığını ve her iki tarafa da yarar sağladığını biliyor. “2016 yılının Haziran ayında yürürlüğe giren anlaşmadan beri bir sene içerisinde 6254 mülteci alındı. Bu vakit içerisinde Yunanistan, Türkiye’ye 1798 mülteci gönderdi. Yani AB, Türkiye’ye yolladığının üç misli daha fazlası mülteci alıyor.”

Türkiye’nin de anlaşmanın hayatta kalmasına ihtiyacı varsa, yani Almanya bağımlı filan değilse, o vakit  Merkel  neden Erdoğan’la ilişkileri iyi tutmak istiyor?

 Thumann, Alman basınının us giz erdiremediği sorunun cevabını vermek için şu nedenleri saymış.

Özetle:

1) 9 Alman vatandaşı gözaltında. Görüşme yolları tıkanırsa tutukluların serbest kalması zorlaşacak.

2) Almanya’da yaşayan Türk kökenli gruplar arasında düşmanlıklar var. Kürtler, Türklere karşı, Milli Görüş taraftarları Gülencilere karşı, dindar olanları laiklere karşı, Erdoğan taraftarları Erdoğan düşmanlarına karşı. Erdoğan isterse, bu uçurumları derinleştirebilir.

3) Almanlar ve Türkler, Suriye için sürekli irtibat halinde kalmak ve istihbarat paylaşımında bulunmak zorundalar.

4) Erdoğan dışarıda misli ama kuliste sakin. Üstelik danışmanları da el altından Türkiye’nin Avrupa ve Almanya ile ilişkilerini hızlı bir şekilde iyileştirmek istediğini söylüyor.

5) Türkiye, Katar krizi nedeniyle bazı Arap devletleriyle anlaşmazlık içinde, İran ile Suriye ve Irak’ta çıkar çatışması yaşıyor, Trump ile sorunlar var. Rusya dostluk açıklamalarına karşın yaptırımları kaldırmıyor. Merkel ise soğukkanlı bir şekilde konuşmaya sürekli amade durumda olan ve KlausKinski mottosuyla devinim eden biri. O motto da şu: “Bana kimin hakaret edebileceğine ben karar veririm.”

Karaca yazısına şu satırlarla devam etti:

“Yukarıdaki görüşler Erdoğan’ın Almanya’da etkin olmasından hiç hazzetmeyen ama bütün izolasyona karşın elindeki kozları idrak edebilen bir analistin görüşleri. Yazı, temel itibarıyla Merkel’i savunmak adına onu Türkiye’ye şecaat arz etmeye zorlayan gazetecilere/ yorumculara dönüp “O kadar kolay değil” demek için kaleme alınmış. Türkiye-Almanya ilişkilerinin “gerilimli ama devam eden” niteliğinin Almanya’dan nasıl göründüğüne bakmak açısından önemli geldi.”

Nihat Bengisu Karaca’nın yazısının tamamını okumak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir