Haber

Dışişleri Bakanlığı’ndan Almanya açıklaması

Dışişleri Bakanlığı, Almanya’nın bir yandan Türk devletinin bekasını hedef saha PKK ve Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerinin kendi topraklarında rahatça dolaşmasına göz yumduğunu, öbür yandan da Türkiye’de terör suçundan gözaltına alınan veya tutuklanan şahısların da yargıdan muaf tutularak serbest bırakılması gibi kabul edilemez taleplerde bulunduğunu bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Almanya’nın, Türkiye ile tarihi bağları bulunan arkadaş ve müttefik bir memleket olmakla beraber, son dönemde iki memleket ilişkilerinde ağırbaşlı bir itimat bunalımı yaşandığı vurgulandı. Laf konusu bunalımın ana sebebinin Almanya’nın Türkiye’ye yönelik çifte standartlara dayalı tutumu olduğu anlatım edilen açıklamada, “Almanya, bir yandan devletimizin bekasını hedef saha PKK ve FETÖ terör örgütleri üyelerinin kendi topraklarında rahatça dolaşmasına göz yummakta, öbür yandan da ülkemizde terör suçundan gözaltına alınan veya tutuklanan şahısların da yargıdan muaf tutularak serbest bırakılması gibi kabul edilemez taleplerde bulunuyor.” ifadelerine yer verildi.

Alman makamlarının Türk milletvekilleri ve bakanlarının Almanya’da vatandaşlarla buluşmasına mani olurken, terör örgütüyle yakın duran Alman parlamenterlerin Türkiye’nin egemenliği altındaki askeri üsleri diledikleri zamanda ziyaret etmesini hak olarak göstermeye çalıştığı belirtilen açıklamada, “Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in bugünkü ifadeleri de laf konusu tek taraflı çarpık yaklaşımın son ve kabul edilemez örneğidir. Bakan Gabriel’in bu açıklamayla aramızdaki sorunları daha geniş platformlara taşıyarak, cepheyi genişletme gayreti de dikkat çekmektedir. Bunu Almanya’nın gerçek niyetinin tezahürü olarak görüyoruz. Bakan Gabriel’in, Türk yargısına müdahaleye ruhsat vermediğimiz için Türkiye’ye yönelik seyahat uyarısını sertleştirmek, Gümrük Birliği güncellemesine karşı çıkmak, yatırımları teşvik etmemek, AB’nin Türkiye’ye katılım fonlarını gözden geçirmek gibi tehditkar ifadeler kullanmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Gümrük Birliği güncellemesinin Avrupa Birliği’nin (AB) kendi çıkarlarını da gözeterek getirdiği bir teklif olduğu hatırlatılarak, AB’nin, 18 Mart Mutabakatı kapsamındaki taahhütlerini dahi bugüne kadar tam olarak karşılamamışken, AB fonlarından bahsedilmesinin tutarsız bir yaklaşım olduğu kaydedildi.

Seyahat uyarısının ise hedefi kasıtlı olarak saptırılmış bir düzenleme olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Hakkında suç isnat edilen ve bu yüzden yargı önüne çıkan şahıslar ile ülkemize turist olarak gelen Alman misafirlerimizin aynı kefede olmadığı aşikardır.

Ülkemiz yargının bağımsızlığından, terörle ve teröristle mücadelesinden kredi, fon tahsisi, Gümrük Birliği gibi maddi konular için ödün vermeyecek ve hayati çıkarlarına yönelik tehditlerle mücadeleyi maddi çıkarlarla karıştırmayacak kadar ağırbaşlı bir devlet anlayışına sahiptir.

Türkiye kısa vadeli siyasi çıkarları, stratejik konularla karıştıran bu devlet anlayışını hiçbir şekilde benimsememektedir. İç siyaset saikleriyle Türkiye ve Türk karşıtlığı üzerinden prim yapma çabalarının farklı platformlara taşınmasına da gereken tepki gösterilecektir.

Almanya’yı müttefik ve arkadaş bir memleket olarak görmeye devam etmek istiyoruz. Almanya’nın terörle mücadele ve Türkiye’nin güvenliği konusundaki haklı beklentilerimizi anlamasını ve ortak çıkarlarımızı stratejik bir vizyonla değerlendirmesini umuyoruz. İlişkilerimiz şantaj ve tehditle değil, uluslararası kabul görmüş norm ve ilkeler temelinde yürütülmelidir. Aynı anlayış, insan hakları, terörle mücadele ve emniyet alanlarındaki hassasiyetlerde de karşılıklı olarak sergilenmelidir.” 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir