Haber

‘2002’den bugüne üniversitelerimiz büyük ilerlemeler kaydetti’

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Ulusal Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Vatan Dışı Eğitim Genel Müdürlüğünce düzenlenen 2023 Vizyonu Doğrultusunda Türkiye’nin Yetişmiş İnsan Gücü Ülke-Bölge Uluslararası İlişkiler ve Politika Bilimi Çalışmaları ve Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.

İsmet Yılmaz, toplantıda, etkinliğin nihai başarısının farklı memleket ve bölgelerde uzmanlaşmak üzere yüksek lisans ve doktora eğitimi almak için vatan dışına gönderdikleri öğrencilerin başarısına bağlı olduğunu söyledi.

Kendisinin de devlet tarafından vatan dışına gönderilen bir talebe olduğunu, bu kapsamda iki sene vatan dışında kaldığını aktaran Yılmaz, nitelikli akademik eğitime, uluslararası deneyime, yabancı dil eğitimine, farklı memleket ve bölgelerle ilgili gelişmiş insanlara sahip olmanın bir ülkenin en mühim gücü olduğunu vurgulayarak, “Nitelikli bilgiye ve nitelikli bilgiyi ürüne çevirecek ilim adamına sahipsen, tam müstakil bir ülkesin. Tam bağımsızlığın şartı nitelikli bilgi ve ilim adamına sahip olmaktan geçiyor.” diye konuştu.

Yılmaz, “Amacımız nitelikli, alanında uzman insanlara sahip olmak. Ülke için doğru kararları, doğru bilgilerin üzerine inşa edileceği gerçeğinden hareketle, doğru bilgiyi alacak, üretecek ve onu memleket yararına dönüştürecek insanımıza ihtiyacımız var. Öğrencilerimizi vatan dışına gönderirken öncelikle onların alanlarında ve gönderildikleri memleket ve bölgeyle ilgili konularda uzmanlaşmalarını istiyoruz, amaçlıyoruz. Bu esas amacımızın yanında öğrencilerimizin edindikleri deneyimlerle uluslararası ilişkiler ve politika alanında da donanımlı olmalarını bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yükseköğretimde de aka bir atılım gerçekleştirildi”

Bakan Yılmaz, yeni neslin oluşmasındaki anahtar rolün nitelikli eğitim personeline düştüğünü işaret ederek, “Nitelikli insan kaynağı ve nitelikli bilgi ihtiyacımızın artışına enlem olarak, her geçen gün gençlerimizi daha donanımlı yetiştirmenin önemi artmaktadır. Yakın tarihe bakıldığında bölgesel ve uluslararası zor olma yolunda başarılı olmuş ulusların başarısında en aka pay, eğitime yaptıkları yatırımlara ve bu alanda yürüttükleri akılcı politikalara bağlıdır. Biz Türkiye olarak, ulusal gelirimizin yüzde 5,8’ini eğitime ayırıyoruz. OECD ülkelerinin eğitime ayırdığı pay yüzde 5,2. OECD ülkelerinden daha çok payı eğitime harcıyoruz.” şeklinde konuştu.

Yılmaz, 2002’den bu yana üzerine en çok eğildikleri alanın eğitim olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“2003’te eğitime merkezi hükümet bütçesinin yüzde 10’u ayrılıyordu. O dönemde bunun karşılığı 11 milyardı. 2017’de merkezi hükümet bütçesinden yüzde 20’e yakın bir miktar ayırıyoruz, bunun da karşılığı 122 milyar. Dolayısıyla da bir bütçeden en çok payı nereye ayırıyorsanız o bölüme ehemmiyet veriyorsunuz demektir. Ülkemizde eğitimin her kademesinde olduğu gibi, yükseköğretimde de gerçekten aka bir atılım gerçekleştirildi. Ülkemizin uluslararası cemiyet içinden hak ettiği yeri alması için üniversitelerimize aka görevler düştüğünün farkındayız. 2002’den bugüne üniversitelerimiz gerek nicelik, gerekse kalite olarak çok aka ilerlemeler kaydetti. Gerçekten yatay büyümeyi sağladık, bundan sonra dikey büyümeye yoğunlaşıyoruz.”

Bunun için de yeni yasa çıkararak, Yükseköğretim Kurulunun görevleri arasına ihtisaslaşma getirildiğini ve muhtelif bazı yenilikler yapıldığını dile getiren Yılmaz, Türkiye’nin bu bakımdan geleceğini çok daha iyi olduğunu anlatım etti.

“Avrupa’ya Rusya’dan sonra en çok talebe gönderen ülkeyiz”

Artık Türkiye’de üniversite çağına gelmiş her 100 öğrenciden 41’inin üniversiteye gidebildiğini, Avrupa’da Rusya’dan sonra yükseköğretime en çok talebe gönderen memleket olunduğunu aktaran Yılmaz, bu sayının 7 milyonun üzerinde olduğuna dikkati çekti.

Yılmaz, başarılı gençlerin ülkenin ihtiyacı olan bilgi ve alaka alanlarına yönlendirerek yetiştirmenin, nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi açısından mühim olduğunu, bu ihtiyacının karşılanmasına yönelik, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana bakanlıkları marifetiyle vatan dışı burs programının uygulandığını dile getirdi.

Bakan Yılmaz, 1416 sayılı kanunun sağladığı imkanların, ülkenin gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünü daha planlı biçimde karşılamak için mühim olduğunu belirterek, bu kapsamda vatan dışında tahsil gören öğrencilerin bir yandan ülkenin gereksinim duyduğu alanlara yönlendirildiğini, öbür yandan da zorunlu hizmet yükümlülüklerinden ötürü birçok farklı alandaki nitelikli insan gücü ihtiyacının giderilmesi bakımından planlı bir istihdam sağlanmasının olası kılındığını anlattı.

Bakan Yılmaz, şu anda 50 farklı ülkede 3 bin 255 öğrencinin öğrenimlerine devam ettiğini belirterek, öte yandan son yıllarda burs programlarına yönelik de iyileştirmeler yaptıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

“2013 yılında yapılan düzenlemeyle öğrencilerin seçiminde lisans mezuniyet notu, ALES puanı ve sözlü imtihan puanlarından oluşan çoklu değerlendirme sistemine geçildi. Öğrencilerin vatan dışında geçirdiği sürelerin memuriyetten geçirilmiş sayılmasına yönelik yasal düzenleme yapıldı. Öğrencilere aylık olarak ödenen vatan içi ve vatan dışı burs miktarlarını artırdık. Burs programlarından yararlanmak isteyen devlet memurları için öngörülen istifa mecburiyetini ortadan kaldırarak, aylıksız ruhsat düzenlemesini getirdik. Yine öğrencilerin bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocuklarının sıhhat giderlerinin karşılanmasına yönelik yasal düzenlemeleri yaptık.” diye konuştu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir